İstanbul 16°C
21 Ekim 2017 Cumartesi
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Ah sesi merhumun son nefesi oldu VİDEO
29 Mayıs 2012 Salı 10:36

'Ah' sesi merhumun son nefesi oldu VİDEO

İmralı'da elleri kelepçeli vaziyette 8 gün hücrede tutulduğunu anlatan Erdelhun, kendi infazını beklerken Menderes'in idamına şahit olur.

 

 
İmralı'ya götürülen idam mahkûmları arasında Erdelhun'un olup olmadığı hep tartışıldı. Paşa'nın notları bu konudaki polemikleri de bitiriyor. İmralı'da elleri kelepçeli vaziyette 8 gün hücrede tutulduğunu anlatan Erdelhun, kendi infazını beklerken Menderes'in idamına şahit olur:
videoizle.20120507194624.jpg
"En feci gün Sayın Adnan Menderes'in idam edildiği 17.09.1961 Pazar günüydü. Öğle üzeri mevkufe bulunduğumuz koğuşun parmaklıkları kapatıldı. Bir şey göremiyorduk. Fakat emniyet birliklerinin koşuşmalarından fevkalade bir hal yaşandığını hissediyordum. Parmaklıkların arkasından gelen 'ah' sesi merhumun son nefesi oldu. O gece koğuşta sabaha kadar hatimler, aşırlar ve dualar okuduk."
 
Bir buçuk senelik ıstırap, idam kararıyla neticelenmişti. Mahkemenin kararından sonraki süreci Erdelhun'dan dinleyelim. "15 Eylül 1961'de Yassıada Yüksek Adalet Divanı o elim kararı açıkladıktan sonra, mahkeme kapısından çıkar çıkmaz ellerime kelepçe vurdular. İskelede benden evvel aynı cezaya çarptırılanların yanlarına sevk edildim. İskelede saat 15.00 civarında bizi almaya gelen avcı botu hareket etti. Hareketi müteakip bir subay muhallefatımı (öldükten sonra geride bıraktığım eşyaları) aileme göndermek için üzerimde ne varsa kayda aldı. Saat 17.00 gibi infazın gerçekleştirileceği İmralı'ya bot yanaştı. Ellerimiz kelepçeli olarak birer birer iskeleye çıkartıldık. İskelede cezaevi gardiyanlarına teslim edildim. Koluma giren gardiyan heyecanlı ve titremekte idi. Bu esnada simalar (fotoğraflarımız) çekildi. İmralı'da hücre sayısı 10 adetmiş. Biz 14 kişi olduğumuz için dört kişiyi (Bunlardan biri de ben idim) bir binaya koydular ve ellerimizi arkadan kelepçelediler. Bu şekilde kelepçelenmek ve her geçen saat, yaşadığımız ıstırabı bir kat daha artırıyordu. Bu ıstırap insana bir an evvel ölüme kavuşmayı istetiyordu. Saat 9'a kadar çok ıstırap çektim. Yorgunluk, acı, manevi çöküntü ile sızmış halde iken saat 02.30 civarında muhallefatım iade edildi. Ardından kelepçeler arkadan öne alındı. Bunun iyi manaya geldiğini düşünerek biraz açıldım. Beni bekleyen gardiyan ve nöbetçi mütemadiyen yüzüme su serpiyorlardı. Saat 04.00'ta Başsavcı Altay Ömer Egesel gelerek bana M.B. Hükümeti'nin idam cezamı müebbet hapse çevirdiğini bildirerek tebrik etti ve bazı kelepçeleri aldılar. Sonra ada Komutanı Albay Tevfik Aksoy ile muhafız subaylar gelerek geçmiş olsun dediler."
 
MENDERES ASILDIKTAN SONRA SABAHA KADAR HATİMLER İNDİRDİK
 
Erdelhun, kendi infazını beklediği saatlerde Başbakan Adnan Menderes'in idam edilişinin de parmaklıklar ardındaki şahitlerinden biriydi. İmralı Adası'ndaki cezaevinde 8 gün kalan Erdelhun Paşa, Menderes'in idam gününü en acı gün olarak not etmişti. "İmralı Cezaevi'nde 8 gün kaldım. Maddi ve manevi ağır baskılardan sonra burası adeta bir dinlenme kampı hayatını yaşattı. 16 Eylül günü burada esas müebbetlikler kavuşturularak ve iki koğuş halinde iskân edildik. Cezaevi müdüründen gardiyanına kadar herkes kolaylık gösteriyor ve hayatımızı yaşamamızı kolaylaştıracak çeşitli imkânlar sağlıyorlardı. En feci gün Sayın Adnan Menderes'in idam edildiği 17.09.1961 Pazar günüydü. Öğle üzeri mevkute bulunduğumuz koğuşun parmaklıkları kapatıldı. Bir şey göremiyorduk. Fakat etraftaki tedbirden anlaşılanlar ve emniyet birliklerinin koşuşmalarından fevkalade bir hal yaşandığını hissediyordum. Parmaklıkların arkasından gelen bir 'ah' sesi merhumun son nefesi oldu. O gece koğuşta sabaha kadar idam edilenler için hatimler, aşırlar ve dualar okuduk."
 
İstiklâl Savaşı gazisi iki paşa da Yassıada'da yargılandı
 
Askerî darbe ile iktidardan uzaklaştırılan Demokrat Parti (DP) yönetimi, Yassıada'da kurulan cunta mahkemesinde yargılandı. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Rüştü Erdelhun'un yanı sıra İstiklâl Savaşı gazilerinden Ali Fuat Paşa, Kore gazisi Tahsin Yazıcı ve emekli olduktan sonra DP milletvekili olan eski Genelkurmay Başkanı Mehmet Nuri Yamut Paşa da tutuklananlar arasında yer aldı. 14 Ekim 1960'da başlayan yargılamalar, 27 Temmuz 1961'de sona erdi. Yargılamalar sonunda Yüksek Adalet Divanı adıyla oluşturulan cunta mahkemesi Cumhurbaşkanı Bayar, Başbakan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu, Maliye Bakanı Hasan Polatkan'ı oybirliğiyle eski TBMM Başkanı Refik Koraltan, Genelkurmay Başkanı Rüştü Erdelhun, Agah Erozan, İbrahim Kirazoğlu, Ahmet Hamdi Sancar, Nusret Kirişçioğlu, Bahadır Dülger, Emin Kalafat, Baha Akşit, Osman Kavrakoğlu ve Zeki Erataman'ı oyçokluğuyla ölüm cezasına çarptırmıştı. Cuntacıların kurduğu bu mahkeme Başbakan Menderes ve iki bakanını idama götürürken yaşanan hukuk dışı katliam, tarihe kara bir leke olarak geçti.
 
Başsavcı, tanıkların ifadelerine müdahale ediyor:
 
Erdelhun'un Genelkurmay'da yaptığı konuşma aynı zamanda teybe aldırılmış fakat bu konuşmanın yapıldığı kayıt, mahkeme tarafından dinlenmemişti. Çünkü cuntacıların konuşma metnine ekledikleri ifadeler deşifre olacaktı. Karargâh'taki konuşmada hazır bulunan Milli Birlik Komitesi üyesi Kurmay Albay Fikret Kuytak'ın Erdelhun'un avukatı Gültekin Malkoç tarafından mahkeme huzurunda tanık olarak dinlenmesi talep edildi. Kuytak'a mahkeme huzurunda Erdelhun tarafından "Genelkurmay'daki konuşmada ben inkılâba karşı mukabele yapmak anlamında bir söz söylemiş miyim?" sorusu sorulacaktı. Mahkeme huzurunda Kuytak söz almadan Başsavcı (Altay Ömer Egesel) ayağa kalkarak duruma müdahale edip "Erdelhun'un sorusuna biz cevap verelim. Erdelhun konuşmasında silahımı çekerek inkılâba karşı müdahale ederim demiştir" diyerek tanık ifadelerine bile müdahale etti. Başsavcının bu tavrı ise mahkeme heyeti tarafından görmezden gelinerek, tanığın tekrar dinlenmesi engellendi.
 
Kaynak : MUSTAFA GÜRLEK, FATİH UĞUR / ZAMAN
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
» Qatar Insurance, yeni piyasalara odaklanıyor» İran bankalarına Avrupa'dan kredi akıyor» Çimento devi Lafarge’dan IŞİD’e haraç!» YÖK'ten 'sınavsız üniversite' açıklaması!» İŞKUR üzerinden büyük vurgun!» 'Üç beş salon teröristi' içeriye böyle sızmış» Erdoğan açıkladı: Asker göndereceğiz» İşte ByLock üzerinden gönderdiği mesajlar!» F.Bahçeli futbolcunun tweeti ortalığı karıştırdı» Apple'da iPhone 8 hayal kırıklığı» İcralık olan Mardan otel, satışlarını durdurdu» İhtarname çekti: 3.5 milyon Euro'mu ödeyin» Taşgetiren, ‘Şebeke var’ dedi, ayrıldı» Suriye sınırındaki duvar bitiyor» Kayaşehir konutlarına rekor başvuru» Ali Koç, uzun süren sessizliğini bozuyor» Tren gecikirse yolcu tazminat alacak» Artık otomobiller de 1 Aralık’tan itibaren kış lastiği takacak» 'Filipinler'deki barış sürecinde son aşamadayız'» Amazon.com 'Türk ev tekstili' için geldi» Yeniden yapılandırmada 2. taksit hatırlatması» Üniversite sınav sistemi de sil baştan değişiyor» Bayık'a operasyonu ABD engelledi!» Seçim tarihi değişecek mi? » Zorunlu olacak! Tüm şirketler çalıştıracak...» Eski bakan Bayraktar gaza bastı» Putin'den kritik dolar hamlesi» Arakanlı Müslümanları bu kez de sel vurdu» 2023’e beş kala eğitim sistemimiz» KOSGEB'den işletmelere 2 yeni destek» Katar Gaz ile LNG anlaşması imzaladı» Adil kullanımı ve taahhütü kaldırdı» O uçak Erdoğan'ın uçağını düşürecekti» Türkiye 10 yıla kalmadan işçi ithal edecek» 20 bin öğretmen atanacak» Çeyizlerini 'acıdan' çıkarıyorlar» ABD'den PKK/PYD'ye zırhlı araç sevkiyatı» Cumhurbaşkanlığı hesabından Macron'a ince mesaj» S-400'ler oraya yerleştirilecek!» Her okula ayrı TEOG... İşte yeni model...» Türk devinin tamamı satıldı» Rus devine 2 milyar dolarlık şok dava» Şeker Piliç'in dev tesisi icradan satılacak» Üniversite sınavları da kalkıyor mu?» MÜSİAD iş dünyasını New York’ta buluşturuyor» ÖZGÜR KUDÜS'Ü ÇİZİYORUZ!» BÜYÜK TÜRKİYE İÇİN ‘İYİ’ FORMÜLÜ» Düğününde, katledilen arkadaşlarını unutmadı» Bakan Fakıbaba'dan fındık açıklaması» Eşini okutmak için atıldığı ticarette patron oldu
FACEBOOK

HAVA DURUMU
Ankara
4 / 23 °C
İzmir
12 / 26 °C
Antalya
16 / 30 °C
Adana
14 / 32 °C
Konya
7 / 22 °C