İstanbul 11°C
14 Kasım 2018 Çarşamba
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
ÇAĞDAŞ BİR ÜLKENİN EN ÖNEMLİ ÖZELLİĞİ...
05 Ekim 2011 Çarşamba 17:11

ÇAĞDAŞ BİR ÜLKENİN EN ÖNEMLİ ÖZELLİĞİ...

Erbil: Demokratik ve çağdaş bir devletin en önemli özelliklerinden biri de bünyesinde barındırdığı değişik din ve kültürlere özgür yaşam alanlarının oluşturulmasını sağlamaktır'
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Hasan Erbil'den dini özgürlüklere vurgu:

-''Kişinin içsel olarak inancını yaşaması ve öğrenmesi sınırlamaların dışında olup bu hususlar sınırlanamaz. Bu kapsamda kişinin ibadetlerini yerine getirmesi, dinini öğrenmesi ve uygulaması yasaklamaya konu olamaz''
 
-''Dinini yaşayan samimi dindarların ibadet ve inancını yayma hürriyetleri de Anayasa ve kanunlarımızda güvence altına alınmıştır''
 
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Hasan Erbil, ''Demokratik ve çağdaş bir devletin en önemli özelliklerinden biri de bünyesinde barındırdığı değişik din ve kültürlere özgür yaşam alanlarının oluşturulmasını sağlamaktır'' diye konuştu.
 
Kazakistan'ın başkenti Astana'da düzenlenen Doğu Avrupa ve Orta Asya Savcılar Birliği 6'ncı Bölgesel Toplantısı'na katılan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Erbil, ''Din ve vicdan hürriyeti'' konulu bir konuşma yaptı.
 
''Ceza hukuku alanında 35 yıllık mesleki uygulama tecrübesi olan ve yargı kararları ile terör örgütü olarak tanımlanmış ve eylemleri sübut bulmuş 120 terör örgütü ile mücadele yeteneği ve deneyimi olan bir kurumun başındaki kişi olarak'' konuşmasında din özgürlüğünün anlamı, kapsamı ve dini yayma faaliyetlerinin hukuka uygunluk kriterleri, savcıların dini içerikli aşırı eylem ve uygulamalardaki görev ve yetkileri ile bunlarla mücadeledeki rolleri ve bu konuda ülkedeki düzenleme ve uygulamalar hakkında bilgi ve tecrübelerini paylaşmak istediğini anlatan Erbil, şunları belirtti:
 
''Din özgürlüğü, özellikle etnik çeşitliliğe sahip çoğulcu toplumlarda bireylerin sahip olması gereken temel haklardan biri olarak kabul edilmektedir. Zira demokratik ve çağdaş bir devletin en önemli özelliklerinden biri de bünyesinde barındırdığı değişik din ve kültürlere özgür yaşam alanlarının oluşturulmasını sağlamaktır.
 
Günümüzde insan odaklı yönetim olarak da tanımlanan bu anlayışa göre ülkenin egemenlik sınırları içerisinde yaşayan herkesin, ister vatandaşı olsun ister olmasın hukukla belirlenen kurallar çerçevesinde dininin gereklerini yerine getirmesi ve düşüncelerini barışçıl yollarla ifade etmesi devletin güvencesi altındadır.''
 
Din ve vicdan özgürlüğünün inanma, inanmama, inanç değiştirme gibi bu özgürlüğün içsel yönlerini kapsadığı gibi ibadet ve ayin gibi dışsal yönlerini de kapsamadığını anlatan Erbil, ''Bu özgürlüğün içsel yönleri devletin mutlak koruması ve güvencesi altında olmalıdır'' dedi.
 
Bu kadar önemsenen ve güvence altına alınması gereken din ve vicdan özgürlüğünün sınırsız, ucu açık, başkalarını rahatsız edecek biçimde kullanılacak bir hak olmadığını vurgulayan Erbil, şöyle devam etti:
 
''Bu hakkın kullanımı, ulusal ve uluslararası belgelerde de yer verildiği gibi, kamu güvenliği, kamu düzeni, sağlık veya ahlak veya başkalarının hak ve özgürlüklerini korumak amacıyla sınırlamaya tabi tutulabilir; ancak sınırlama yapılırken sınırlamanın, yalnızca inancın diğer kişilere ulaştırılması ve toplumsal ortak alanlarda inancın dışa vurumu ile ilgili olmasına dikkat etmek gerekir. Zira yargı yetkisini tanıdığımız, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kararlarında da vurgulandığı gibi kişinin içsel olarak inancını yaşaması ve öğrenmesi sınırlamaların dışında olup bu hususlar sınırlanamaz. Bu kapsamda kişinin ibadetlerini yerine getirmesi, dinini öğrenmesi ve uygulaması yasaklamaya konu olamaz. İnancı yayma özgürlüğünün hangi hallerde sınırlandırılacağı mutlaka devletlerin anayasalarında düzenlenmeli ve gösterilmelidir. Sınırlandırma mutlaka kanunla yapılmalı, ölçülü ve orantılı olmasına özen gösterilmelidir.
 
İnancın dışa vurulması ve yayılmasında aranan hukuki kriter ise bu faaliyetlerin barışçıl yöntemlerle yapılması, inancını yaşama nedeni ile başkasına yönelik baskı ve yıldırma niteliği taşımamasıdır.''
 
-"laiklik dinsizlik değildir"
 
''Türkiye'nin, İslam dinini benimsemiş ve hilafeti üzerinde taşımış bir imparatorluğun devamı olarak, Avrupa ile Asya arasında, Müslüman ve Hristiyan milletlerle komşuluk ilişkileri olduğu halde, laik bir devlet olarak kurulduğunu'' hatırlatan Erbil, konuşmasını şöyle sürdürdü:
 
''Türk milletinin devlet kurmadaki engin tecrübesi Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün şahsında somutlaşmış ve Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kuruluş yıllarında Yüce Atatürk, zor şartlara ve olumsuz ortama rağmen laik bir devletin gereğini öngörebilmiştir.
 
Laiklik, dinsizlik ya da bir dine karşı olma anlamına gelmeyip aksine bireylerin özgürce dinlerini yaşamalarına imkan sağlar. Bu yönüyle laiklik ilkesi, din ve vicdan özgürlüğünün bir güvencesidir.
 
Tarihi tecrübelerimize dayanarak; çoğulcu demokrasi ortamında her din mensubunun din ve vicdan özgürlüğünü yaşayabilmesini toplumsal barışın olmazsa olmazları arasında görmekteyiz. Anayasamızda yer alan laiklik ilkesi ve tarihsel milli duruş ve uygulamalarımız bu yaklaşımımızın bir göstergesidir. Sosyal devlet ilkesinin, her inanç kesiminin kendisini geliştirmesi konusunda devletimize yüklediği görevlerin bilincinde olarak, Türkiye Cumhuriyeti Devleti farklı din ve inanış sahiplerinin din ve ibadet özgürlüklerine meşru olmayan nedenlerle veya orantısız dikey kısıtlamalar konusunda ne kadar duyarlı ise, farklı inanç gruplarının birbirlerine karşı olası yatay kısıtlamaları konusunda da bir o kadar duyarlıdır."
 
-"Türkiye'de dini inanç ve ibadet özgürlükleri bakımından bir sorun yok"
 
Türkiye Cumhuriyeti Devletinde yaşayan kişi ve dini grupların dini inanç ve ibadet özgürlükleri bakımından bir sorun yaşamadığını rahatlıkla söyleyebileceğini belirten Erbil, şunları ifade etti:
 
"Bu husus bizlerin tarihsel misyonumuzdan ve geleneksel hoşgörümüzden kaynaklanmaktadır. Bu nedenle Türkiye Cumhuriyeti Devleti din ve vicdan özgürlüğünün herhangi bir sınırlamaya tabi olmadığı sayılı ülkelerdendir. Hatta din ve inanç özgürlüğünün eğitim hakkı, mülkiyet hakkı, ifade özgürlüğü, örgütlenme özgürlüğü gibi başka bazı bağlantılı haklarla olan ilişkileri konusunda da çok önemli yasal düzenleme ve adımlar atılmıştır.''
 
Türkiye'de inancı veya felsefi görüşü yayma çabaları yönünde yapılacak propaganda amaçlı her türlü çalışma bakımından sınırlayıcı bir hüküm bulunmadığını belirten Erbil, şöyle devam etti:
 
''Daha açıkçası Türkiye Cumhuriyeti propagandayı yasaklamanın çözüm olmadığını uzun ve acı tecrübelerden sonra görmüş ve 1991 yılında Marksist Leninist veya dini esaslara dayalı devlet kurma propagandasını suç olmaktan çıkarmıştır. Hatta ülkemiz propaganda özgürlüğü konusunda öylesine cesaretli adımlar atmıştır ki etnik temele dayalı ve devlet topraklarının bir kısmını zorla ayırmayı amaçlayan ve çalışan bir terör örgütüyle mücadele ederken dahi 2003 yılında bölücülük propagandası yapılmasını serbest bırakabilmiştir.''
 
Türkiye'de bir inancın ya da felsefi görüşün semavi ya da dünyevi olduğuna bakılmaksızın yayılması yönündeki çalışmaların eylemli, örgütlü ve organize olup olmadığına bakılmaksızın kullanılan barışçıl her türlü yöntemin serbest bırakıldığını kaydeden Erbil, şunları belirtti:
 
''Ancak, dini veya felsefi görüşün devletin anayasal düzenine ve toplum barışına karşı, barışçıl olmayan yöntemlerle yayılmaya, benimsetilmeye çalışılması doğrudan doğruya terörist faaliyetler kapsamında değerlendirilmekte ve kanunla sınırlandırmalar getirilmektedir. Bu şekilde dini veya felsefi bir inancın topluma ve devlete egemen kılınması veya topluma sirayet ettirilmeye çalışılması gayrı meşru sayılan yöntemler olarak sayılmış ve Terörle Mücadele Kanununun 1. maddesinde aşağıdaki biçimde gösterilmiştir. Cebir ve şiddet kullanarak, baskı, korkutma, yıldırma, sindirme, tehdit yöntemlerini kullanan 3 veya daha fazla kişiden oluşan gruplar terörist gruplar olarak kabul edilmektedir. Bu tanım, terörün uluslararası tanımlarından daha geniş ve kapsamlıdır.''
 
''Bir suç işlendiği ve hukuka aykırı bir davranışın meydana geldiğini öğrendiğinde savcılar, ülke sınırları içinde hukuk güvenliğini ve toplumsal barışı sağlamak için yoğun çaba sarf etmektedirler'' diyen Erbil, Türkiye'de de savcıların aynı anlayış içinde görevlerini yerine getirdiğini vurguladı. 
 
-"savcıların görev ve yetkileri suçun işlenmesinden sonra ortaya çıkar"
 
Erbil, ''Ülkemizde Cumhuriyet Savcılarının görev ve yetkileri, suçun işlenmesinden ve hukuka aykırılığın ortaya çıkmasından sonra başlar. Suçun işlenmesini önleme amaçlı olarak kolluğun aldığı önlem ve tedbirleri denetleme ve bu çalışmalara katılma görevleri bulunmamaktadır. Bu kuralın istisnası ise kolluğun suçu önleme çalışmaları sırasında gerekli görülen ve hakim kararı gereken arama, dinleme gibi konularda hakim kararının alınmasına ve çalışmaların sonuç vermesine katkıda bulunmaktır.
 
Ayrıca yakalama, tutuklama, el koyma gibi hukuki işlemler, hakim kararı olmadan Cumhuriyet Savcıları ve güvenlik birimleri tarafından yerine getirilemez, ancak gecikmesinde sakınca olan hallerde Cumhuriyet Savcısının kolluğa vereceği yazılı veya sözlü talimatın, en kısa zamanda hakim kararına bağlanması zorunludur. Ülkemizde yargılama ve karar verme görev ve yetkisi tamamıyla bağımsız mahkeme ve hakimlere aittir'' dedi.
 
Türkiye'de yaşayan herkesin inanışı ne olursa olsun inanma ve inancını yaşama özgürlüğünün Anayasa ile güvence altına alındığını, her inanışa eşit imkanlar sunulduğunu ifade eden Erbil, ''Bunun yanında barışçıl olmayan, hukuka uygun olmayan yöntem ve çalışmalarla, başkalarının inancını değiştirmeye zorlayan, yine şiddete dayalı olarak inanç ve düşüncelerini yaymaya çalışanlara karşı, Cumhuriyet Savcılarına etkin mücadele edebilmeleri için geniş yetkiler verilmiştir'' diye konuştu.
 
-"120 terör örgütü ile etkili mücadele"
 
Türkiye'de terörle mücadelenin Türk Ceza ve Terörle Mücadele Kanunları'nın hükümlerine göre yapıldığını, bu kanunlarda tanımlanan din eksenli örgütlerin terör örgütü olup olmadığı belirlenmesinde en önemli kriterin ''inancı dışa vurmada ve yaymada şiddet, baskı, yıldırma içeren eylemlerin olup olmadığı'' kanaati olduğunu ifade eden Erbil, bu nedenle ülkemizde 25 adet özel yetkili mahkeme ve Cumhuriyet Başsavcılığı kurulduğunu, bu özel yetkili mahkemeler ve cumhuriyet savcıları vasıtasıyla, 120 terör örgütü ile etkili ve kararlı bir şekilde mücadele edildiğini söyledi.
 
Erbil, bu şekildeki terörle mücadeleye ise El-Kaide operasyonlarını örnek gösterdi. Erbil, konuşmasını şöyle sürdürdü:
 
''Pek çok ülke tarafından terör örgütü olarak kabul edilen dini görünümlü El-Kaide Türkiye yapılanması ortaya çıkarılmış ve bu örgütçe 2003 yılı Kasım ayında İstanbul'da gerçekleştirilen ve birçok kişinin ölümüne neden olan Neve Şalom Sinagogu, Beth İsrail Sinagogu, İngiliz Konsolosluğu ve HSBC Bankası'na yapılan bombalı terör saldırılarını gerçekleştiren başta El Kaide yöneticisi olan Loui Sakka olmak üzere diğer tüm failleri yakalanmış ve mahkemece sanıkların eylemleri terör örgütü faaliyetleri kapsamında kabul edilerek, yargılanmış ve mahkûm edilmişlerdir. Aynı şekilde yine din kisvesi altında faaliyet göstermeye çalışan ancak halk arasında korku, panik oluşturan, baskı ve yıldırma amaçlı faaliyetler içerisinde bulunan Hizbullah ve Hizbultahrir terör örgütleri yapılan etkin mücadele sonucunda ortaya çıkarılmış, çökertilmiş ve sanıkları yargılanarak mahkûm edilmişlerdir.
 
Bu nedenle ülkemizin, kendilerini din saikli olarak adlandıran ve gösteren suç örgütleri ile mücadelede çok büyük başarılar sağladığına ve bu konuda bir model ve örnek ülke olduğuna inanıyor ve iddia ediyorum.''
 
Erbil, Türkiye'de din kisvesi altında kendi çıkarlarına hizmet eden, samimi olmayan, halkı kendi inançlarına uyması için baskı altına alan, şiddet uygulayan örgütlere fırsat verilmediğini vurgulayarak, ''Özel yetkili Cumhuriyet Başsavcılıklarımız aracılığıyla hukuk ve yasalar içerisinde kalınarak etkili bir şekilde mücadele edilmektedir. Bununla birlikte dinini yaşayan samimi dindarların ibadet ve inancını yayma hürriyetleri de Anayasa ve kanunlarımızda güvence altına alınmıştır'' dedi.
 
AA
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
» "Yeni yönetim sistemiyle tek vesayet makamı millet olacak"» İsveçli papazın Müslümanlarla ilgili paylaşımı rekor kırdı» Bahçeli: Senaryo aynı, hedefler farklı» "Asgari ücret 2 bin 200 lira olacak"» "Atatürk Havalimanı, Millet Bahçesi olacak"» Eren Erdem'in açıklamalarına ilişkin soruşturma başlatıldı» Gebze-Halkalı banliyö hattının açılış tarihi belli oldu» Bozdağ'dan döviz değerlendirmesi» Muharrem İnce, diğer cumhurbaşkanı adaylarına bağışta bulundu» Türkiye'nin ilk F-35 savaş uçağı uçuş testinde» AK Parti'nin ilk mitinginin yeri ve tarihi belli oldu» Borsa İstanbul Grubu'ndan döviz hamlesi» 'Gençlere güvenilen bir ülkede yaşamak gurur verici'» Saadet'ten İstanbul'a iddialı liste» İsrail'in katliamları ile ilgili dosya UCM'ye teslim edildi» TDV 55 bin Kur'an-ı Kerim dağıtacak» Kaset kumpası firarî sanığı yakalandı» Yemek kartında yeni dönem başladı» "Kudüs-ü Şerif'teki haklarımızdan taviz vermemekte kararlıyız"» Denizbank satıldı!» ÖSYM, 20 yıllık sınav arşivini erişime açtı» İzmir'deki FETÖ davasında karar» CHP'li Eren Erdem hakkındaki iddianame kabul edildi» 'Suriye'nin toprak bütünlüğü korunacak'» CHP'nin milletvekili adayları belirlendi» Güneş gözlüğüne milyon dolarlar harcadık» Altının gramı haftaya rekorla başladı» Milletvekili aday listelerinde bugün son gün» 'Konut satışları gelecek aydan itibaren yükselişe geçecek'» Orhanlı gişelerindeki olaylara ilişkin dava: 57 sanığa müebbet» Bozdağ'dan Muharrem İnce'ye 'Gülen' yanıtı» Yenikapı'da 'Zulme Lanet Kudüs'e Destek' mitingi düzenleniyor» Altis Resort Hotel doğayı ve lüksü bir arada sunuyor » 'Kudüs herhangi bir şehir değil'» Türk sinemasına milyonluk destek» Ayasofya'nın tarihi ikonalarına konsevasyon» Arkadaşları Münir Özkul'u anlattı» Mobilyadan 2,7 milyar dolarlık ihracat» Bozkırın ortasından 126 ülkeye silo ihracatı» Yerel kanallara indirim müjdesi» TSK'nın fındığı TMO'dan » KOSGEB sayesinde işinin patronu oldu» Ayakkabı ihracatında rekor bekleniyor» 6 yıl sonra Türkiye'den Avrupaya ihracat» Afrikalı yetimler için gönüllüler aranıyor» FETÖ'yle, CHP'nin söylemi örtüşüyor» Terörist başının yeğeni yakalandı!» THY'den dev anlaşma! » Çöpler 'Akbil'i dolduracak » Uçaklar 193 milyon kişiyi taşıdı!
HAVA DURUMU
Ankara
-2 / 12 °C
İzmir
5 / 20 °C
Antalya
12 / 25 °C
Adana
14 / 24 °C
Konya
2 / 12 °C