İstanbul 20°C
20 Ekim 2017 Cuma
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Dünyada sezaryenla doğum oranı
28 Mayıs 2012 Pazartesi 15:08

Dünyada sezaryenla doğum oranı

Türkiye, İtalya ve Meksika ile birlikte en yüksek sezaryen oranına sahip ülkeler arasında yer alıyor.

 

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın açıklamalarıyla gündeme gelen sezaryen ve kürtajla ilgili Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği açıklama yaptı. Uygulamalar için bilimsel gereklilik vurgusu yapılan açıklamada, üremenin zaman ve sıklığına karar verebilmenin insanlık hakkı olduğu belirtildi.

 

TÜRKİYE DÜNYADA İLK SIRALARDA
Tüm Dünya'da ve Türkiye'de sezaryen oranlarında artış görüldüğü belirtilen Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği (TJOD) açıklamasında, Dünya Sağlık Örgütü'nün önerdiği yüzde 15'lik sezaryen oranının hemen hiçbir ülkede tutturulamadığı ve artışın sürdüğü belirtildi.

OECD'nin 2009 yılı sağlık raporunda, OECD ülkeleri arasında ortalama sezaryenoranı yüzde 25.7. Türkiye, İtalya ve Meksika ile birlikte en yüksek sezaryenoranına sahip ülkeler arasında yer alıyor. (Yüzde 40 ve üzeri.) Bu ülkeleri yüzde 33'lük oranlarla ABD ve Kore izliyor.

 

Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği adına açıklama yapan TJOD Başkanı Prof. Dr. İsmail Mete İtil sezaryenin tıbbi gereklilik halinde anne ve bebek yaşamını kurtaran bir operasyon olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:

"Tüm dünyada sezaryen oranlarındaki artış, doğumla ilgili mediko-legal sorunlar, ilerlemiş anne yaşı, doğum korkusu, anne isteği, makat gelişlerdeki uygulamalar gibi nedenlerle ilişkilendirilmektedir, Türkiye'deki durum da benzerdir. Tıbbi gereklilik dışında sezaryenin önlenmesi için tüm dünyada çalışmalar sürmektedir. Türkiye'de sezaryen oranları yüksektir ve düşürülmesi için önlemler alınması gerekmektedir. TJOD, sezaryenoranlarının artış nedenleri ve düşürme stratejileri ile ilgili olarak 2 yıl önce Sağlık bakanlığı ile ortak bir çalışma yapmış ve önerilerini sunmuştur. Bu öneriler arasında, ebe doğumlarının arttırılması, gebe okullarının yaygınlaştırılması, medya kampanyaları, ağrısız doğumun yaygınlaştırılması ve hekimin malpraktis korkusunun azaltılmasına yönelik çalışmalar vardır. Bu çalışmaların sonucunda zaman içerisinde bir düşüşün gerçekleşebileceği öngörülmüştür. Sezaryen oranlarını düşürmeye çalışmak önemli olmakla beraber bunu gerçekleştirmek için hasta hakları ile hekimin hukuki sorumluluğunu ihlal edecek uygulamalardan kaçınmak daha önemlidir. Hekimi cezalandırmaya yönelik uygulamaların ise bir yarar sağlamayacağı açıktır. Bugün tüm dünya, yüksek sezaryen oranlarını tartışmakta ve çözümler aramaktadır."

 

"KÜRTAJ CİDDİ BİR SAĞLIK SORUNUDUR"
Sezaryenin üreme hakkı ile de yakından ilişkili olduğuna değinen Prof. İtil, güvenli koşullarda yapılmayan kürtajın ise anne ölümleri nedenleri arasında önemli yer tuttuğunu vurguladı: "İstenmeyen gebeliklerin güvenli koşullarda sonlandırılması ve buna bağlı olarak gerçekleşen anne ölümlerinin engellenmesi, Birleşmiş Milletlerin Binyıl amaçları (Millennium Goals) içerisindedir ve ciddi bir sağlık sorunudur. Dünyada her yıl 46 milyon kadın düşük yapmakta ve bunların yüzde 49'u güvenli olmayan koşullarda gerçekleşmektedir. Güvenli olmayan düşükler yüzünden ölümlerin yüzde 95'i Afrika ve Asya'da, yüzde 4'ü Latin Amerika'da görülmektedir ki bu ülkelerde isteğe bağlı düşük yasalarla kısıtlanmıştır. İsteğe bağlı düşüklerin kısıtlanmadığı dünyanın gelişmiş bölgelerinde ise düşüğe bağlı anne ölüm oranları yüzde 1 civarındadır. İsteğe bağlı düşüğün kısıtlandığı ülkelerde, düşük oranlarının kısıtlanmaya rağmen daha yüksek olduğu görülmektedir."

TÜRKİYE'DEKİ HUKUKİ DURUM VE ÜREME HAKKI
Ülkemizde isteğe bağlı düşük uygulamalarının, 1983 yılında kabul edilen Nüfus Planlaması Kanunu'na göre yapıldığını hatırlatan Prof. İtil, 10 haftaya kadar olan gebeliklerin isteğe bağlı olarak sonlandırılabildiğini söyledi. 10 haftadan sonraki gebeliklerde ise tıbbi zorunluluklara vurgu yapan Prof. İtil, "10 haftadan sonraki gebeliklerde, anne hayatını tehdit eden durumlar ya da bebeğin yaşamsal anomalilerinde, yine hekimlerin önermesiyle gebelik sonlandırılabilmektedir. Bu kanun sonrası, güvenli olmayan ortamlarda yapılan düşükler azalmış ve anne ölüm oranlarında anlamlı iyileşmeler görülmüştür. Türkiye'de yapılan tüm uygulamalar bu kanun çerçevesinde yapılmaktadır" dedi.

 

ÜREMENİN ZAMAN VE SIKLIĞINA KARAR VERME HAKKI
Üreme hakkının temel insan hakları kapsamında değerlendirildiğini belirten ve aile planlamasına vurgu yapan Prof. İtil'e göre, kürtaj oranlarının düşürülmesi için istenmeyen gebeliklerin önlenmesi ve gerektiğinde güvenli düşüğün sağlanabilmesi etkili yöntemler arasında:

"2004 yılında Kahire'de yapılan International Conference on Population and Development (ICPD) toplantısında, üreme hakkı "insanların üreme ve bunu ne zaman ve ne sıklıkla yapabileceğinin kararını verme hakkına sahip olduğu" şeklinde tanımlanmıştır. Yine aile planlaması yöntemleri konusunda bilgilenme, bu yöntemlere kolay ve ucuz olarak ulaşım da bu hak içerisinde vurgulanmıştır. Türkiye'nin aktif olarak rol aldığı toplantı sonrası alınan kararlar onaylanmış ve Sağlık Bakanlığımız aktiviteler planlamıştır. Bakanlık, bunları Ulusal Eylem Planlarına aktararak uygulamaya koymuştur. Türkiye'de uygulanan planlar başarılı olmuş, anne, bebek ve çocuk ölümlerinde anlamlı iyileştirmeler sağlanmıştır. 'Türkiye 2005 Anne Ölümleri' araştırmasına göre doğrudan anne ölümlerinin yüzde 2.3'ü erken gebelik döneminde gerçekleşmektedir ve uygun olmayan koşullarda düşüğe bağlı anne ölümü istatistiksel olarak önemli bir parametre olmaktan çıkmış, çok ender gerçekleşen bir vaka şeklini almıştır. Elbette kürtaj, bir aile planlaması yöntemi değildir. İstenmeyen gebeliklerin önlenemediği, modern aile planlaması yöntemlerinin uygulanamadığı zamanlarda karşılaşılan bir durumdur. İstenmeyen gebeliklerin önlenmesi ve gerektiğinde güvenli düşüğün sağlanabilmesiyle, kürtaj oranları belirgin şekilde düşmektedir."

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
» Qatar Insurance, yeni piyasalara odaklanıyor» İran bankalarına Avrupa'dan kredi akıyor» Çimento devi Lafarge’dan IŞİD’e haraç!» YÖK'ten 'sınavsız üniversite' açıklaması!» İŞKUR üzerinden büyük vurgun!» 'Üç beş salon teröristi' içeriye böyle sızmış» Erdoğan açıkladı: Asker göndereceğiz» İşte ByLock üzerinden gönderdiği mesajlar!» F.Bahçeli futbolcunun tweeti ortalığı karıştırdı» Apple'da iPhone 8 hayal kırıklığı» İcralık olan Mardan otel, satışlarını durdurdu» İhtarname çekti: 3.5 milyon Euro'mu ödeyin» Taşgetiren, ‘Şebeke var’ dedi, ayrıldı» Suriye sınırındaki duvar bitiyor» Kayaşehir konutlarına rekor başvuru» Ali Koç, uzun süren sessizliğini bozuyor» Tren gecikirse yolcu tazminat alacak» Artık otomobiller de 1 Aralık’tan itibaren kış lastiği takacak» 'Filipinler'deki barış sürecinde son aşamadayız'» Amazon.com 'Türk ev tekstili' için geldi» Yeniden yapılandırmada 2. taksit hatırlatması» Üniversite sınav sistemi de sil baştan değişiyor» Bayık'a operasyonu ABD engelledi!» Seçim tarihi değişecek mi? » Zorunlu olacak! Tüm şirketler çalıştıracak...» Eski bakan Bayraktar gaza bastı» Putin'den kritik dolar hamlesi» Arakanlı Müslümanları bu kez de sel vurdu» 2023’e beş kala eğitim sistemimiz» KOSGEB'den işletmelere 2 yeni destek» Katar Gaz ile LNG anlaşması imzaladı» Adil kullanımı ve taahhütü kaldırdı» O uçak Erdoğan'ın uçağını düşürecekti» Türkiye 10 yıla kalmadan işçi ithal edecek» 20 bin öğretmen atanacak» Çeyizlerini 'acıdan' çıkarıyorlar» ABD'den PKK/PYD'ye zırhlı araç sevkiyatı» Cumhurbaşkanlığı hesabından Macron'a ince mesaj» S-400'ler oraya yerleştirilecek!» Her okula ayrı TEOG... İşte yeni model...» Türk devinin tamamı satıldı» Rus devine 2 milyar dolarlık şok dava» Şeker Piliç'in dev tesisi icradan satılacak» Üniversite sınavları da kalkıyor mu?» MÜSİAD iş dünyasını New York’ta buluşturuyor» ÖZGÜR KUDÜS'Ü ÇİZİYORUZ!» BÜYÜK TÜRKİYE İÇİN ‘İYİ’ FORMÜLÜ» Düğününde, katledilen arkadaşlarını unutmadı» Bakan Fakıbaba'dan fındık açıklaması» Eşini okutmak için atıldığı ticarette patron oldu
FACEBOOK

HAVA DURUMU
Ankara
3 / 23 °C
İzmir
12 / 27 °C
Antalya
17 / 29 °C
Adana
14 / 32 °C
Konya
6 / 22 °C