Para eden her şeyin legal ya da illegal olarak satılabildiği bir zamanda yaşıyoruz. Dünyanın hemen hemen her ülkesinde, bireysel ve toplumsal zararları, kötülükleri, yıkıcı etkileri ve tahrip güçleri bilindiği halde pek çok "mal" ve "ürün" rahatlıkla alınıp satılabiliyor. Alkol ve sigara bu kötülükler pazarının en erken legalize olmuş ürünleri... Fuhuş pek çok ülkede belli sınırlar içinde serbest olarak sürdürülüyor. Organ kaçakçılığından doğrudan insan kaçakçılığına, çocuk istismarından akla hayale gelmeyecek pornografik malzemelere kadar birçok başka fecaat var ki bunlar hukuken yasaklanmış olmakla birlikte orada burada rahatlıkla pazarı kurulabilen, piyasa oluşturabilen, sürdürülebilen ticarî faaliyetler... Uyuşturucu da genelde yasak, bağımlılara kontrollü satışını serbest bırakan ülkeler var ama onlar istisna sayılıyor. Ancak dünyanın hemen her yerinde isteyenler uyuşturucu başlığı altında toplayabileceğimiz "madde"leri bulabiliyorlar. Çeşitli uyuşturucu maddelerin üretimi ve kaçakçılığı ile ilgili pek çok yeraltı örgütlenmesinin, bulundukları bölgede işlerini kolaylaştıran, paylarını almak şartıyla bu ölümcül trafiğe göz yuman illegal resmi bağlantıları olduğu biliniyor. Bu türden şebekelerin deşifre edilmiş pek çok örneği var. Türkiye'nin yakın geçmişinden de benzeri vahim hadiseler rahatlıkla çıkarılabilir.
Kapitalizmini insaf sınırlarının ötesine kadar geliştirmiş batılı ülkelerde bu türden zararlı ve kötücül mal ve ürünleri imal ederek tüketicinin önüne koyan büyük firmalar, milyar dolarlarla ifade edilen gelirlerini tehdit edebilecek saldırılardan korumak için lobi faaliyetlerine önemli yatırımlar yapıyorlar. Büyük tütün firmalarının, alkol üreticilerinin, silah satıcılarının, üretim yöntemleri ve atıklarıyla çevreye zarar veren her türlü endüstriyel faaliyet temsilcilerinin dünyaya, insanlığa ve hayata yaptıkları fenalıkları örtmek, perdelemek, sevimlileştirmek için strateji geliştiren merkezleri, ağzı çok iyi laf yapan, üste çıkmakta mahir lobi elemanları var. Jason Reitman'ın başrolünü Aaron Eckhart'ın oynadığı "Sigara İçtiğiniz İçin Teşekkürler/Thank You For Smoking" isimli filmini izleyenler orada epeyce sevimlileştirilmiş bir karakter olan Nick Naylor'ın şahsında bu türden lobi süreçleri hakkında bilgi edinebilirler. Ayrıca Michael Moore imzası taşıyan herhangi bir film de işinizi görür.
Buradaki önemli nokta, kâr odaklı olarak kurulmuş ekonomik yapı ve sistemlerin, "tatlı para" vadeden bu kötücül mekanizmaları istese bile (ki istediği tartışılır) dışlayamadığı gerçeğidir. Ticaret iki insan arasında yapıldığında ahlak öyle ya da böyle masada yerini alır. Ama ekonomi mantığı banka hesapları, nakit transferi, girdi maliyetleri, kâr marjı, piyasa dalgalanması, imaj üretimi gibi yabancılaştırma efektleriyle oluşturulursa insan vicdanıyla birlikte rahatlıkla gözardı edilebilir.
Bu arada, Türkiye'de her yıl ortalama 15 bin adet tabanca satıldığını biliyor muydunuz? MKEK rakamlarına göre vatandaşlarımız son 5 yılda tabanca almak için 353 milyon küsur lira harcamışlar. Aynı kaynağa göre son beş yılda toplam 74 bin 750 adet tabanca, 164 milyon adet mermi satılmış. Üreticisi için kârlı bir ticaret gibi görünüyor. Kim vurduya gitmeler artıyormuş, trafikte yol vermediği için, yan baktığı için, tuttuğu takıma küfrettiği için birbirini öldürenlerin işi fevkalade kolaylaşıyormuş, o ayrı konu... Serbest piyasa mevzularında, oluyor böyle ufak tefek tatsızlıklar...
Bu yazı toplam 109 defa okunmuştur.