İbrahim KİRAS / STAR

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Rum Patriği’nin Türk tarifi

23 Şubat 2012 Perşembe 07:41

 

Fener Rum Patriği Bartholomeos’un “Türk devletine vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkes, din, mezhep, dil ve etnik köken gözetilmeksizin Türk’tür” diyerek yaptığı“Türk” tanımı, üzerinde uzlaşabileceğimiz bir anlayış zemini olabilir mi?

Bu konuda temel tartışma noktası, biliyorsunuz, Türk adlandırmasının bir “etnik aidiyet”ifadesi olarak kullanılmasından doğuyor. İmparatorluğun dağılması sonrasında siyasal ve sosyolojik bir zorunluluk olarak kendisini dayatan “ulus devlet” inşası sürecinde tercih edilen yolun neticesi bu. Aslına bakarsanız, daha imparatorluk dağılmadan önce bu süreci gören ve “ulus devlet”e dönüşmenin yolları üzerinde kafa yoranlar vardı ama onların çoğu konuya ileride Kemalistlerin bakacağı gibi bakmamıştı. “Türkçülüğün Esasları”nı yazan Ziya Gökalp bile Türk kimliğini etnik değil, kültürel bir yapıyı tanımlamak için kullanıyordu.

Zaten Osmanlı asırları boyunca Anadolu ve Rumeli’nin Müslüman ahalisine özellikle batılılar“Türk” diyorlardı. Bu bakımdan “neden Türk de başka bir isim değil” itirazı çok güçlü bir destek bulamayabilirdi. Ne var ki 19. yüzyıl sonlarında etnik milliyetçilikler de sökün etmeye başlamıştı. Etnik birimlerin millet olma davasını güdenler -adı ne olursa olsun- milli kimliğe itiraz etme durumundaydılar. Etnik milliyetçilikleri güçlendiren faktörlerden biri de döneminin Türkçüleri arasında millet kavramını Gökalp gibi anlamayan ve Türk tanımını etnik bir aidiyete referansla yapmaya çalışanlardı. İkinci Meşrutiyet döneminde marjinal bir görüş durumunda olan bu etnik esaslı Türklük tanımı Cumhuriyet döneminde -daha doğrusu 1925 sonrasında- resmi tez oldu. Akabinde Türk milletinin etnik anlamda homojen bir yapı olduğu tezi doğrultusunda farklı etnik kimliklerin inkârı politikası gündeme geldi.

Bu da bir zorunluluktu. Çünkü Kemalist rejim laikleşme politikalarını uygulamak için “çok etnili” bir millet anlayışından uzaklaşmak durumundaydı. Şöyle düşünün: Diyelim ki “Bu millet Kürtlerden, Çerkezlerden, Gürcülerden, Boşnaklardan, Arnavutlardan vs oluşuyor” dediniz; bütün bu unsurları neyin bir araya getirdiği sorulacaktır size. Ortak kültür, yani Müslümanlık cevabını vermek laikleşme politikalarıyla bağdaşmayacaktı.

Dolayısıyla Kemalistler etnik kökene dayalı millet tanımına laiklik politikaları gereği sarıldılar. Irkçı oldukları için değil. Zaten bu işleri yapan kadroların kişisel olarak etnik aidiyetleri başka başkaydı. Ama neticede varlıkları inkâr edilen etnik kimlikler ülkenin en önemli meselesi haline geldi. Mesela Kürt meselesi büyük ölçüde bu resmi kimlik politikasına duyulan tepkinin eseridir.

Aslında bugün Türk tanımını etnik kökene dayandırmak isteyenler olsa olsa küçük ve marjinal bir kesimden ibarettir. Devletin resmi anlayışı da çoktandır bu şekilde değildir. Buna rağmen belirli kesimler etnik kimlikleri inkâr siyasetinin halen sürdürüldüğü fikrindeler. Anayasadaki Türk tanımını “toplumu etnik anlamda homojenleştirme” siyasetinin ifadesi sayıyorlar. Geçmişteki yanlış politikanın doğurduğu bir hassasiyet diyelim buna isterseniz. Bu hassasiyetle, sözgelimi “Türk edebiyatı” yerine “Türkiye edebiyatı” diye yazanlar, konuşanlar var. Bana anlamsız geliyor ama bu hassasiyeti de anlamak durumundayız.

Ne var ki bu işin çözümü diye anayasadaki Türk adlandırmasının kaldırılması önerisini, şahsî fikrimi soracak olursanız, kabul edilemez buluyorum. Bir milletin adının değiştirilmesini düşünmeyi bile cinnet hali olarak görüyorum. Ama, 1921 anayasasında olduğu gibi, etnik kökene dayanmadığını daha net ifade eden bir Türk tanımına itirazım olmaz: “Türkiye ahalisine din ve ırk farkı olmaksızın vatandaşlık itibariyle ‘Türk’ ıtlak olunur.”

Bu yazı toplam 98 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.


FACEBOOK

TWITTER
GAZETE MANŞETLERİ
Spor Toto Süper Lig
Platin Haber Spor
NAMAZ VAKİTLERİ
İSTANBUL için namaz vakitleri
İmsak 03:42Güneş 05:34Öğle 13:08İkindi 17:03Akşam 20:29Yatsı 22:11
HAVA DURUMU
Ankara
-8 / 10 °C
İzmir
-2 / 18 °C
Antalya
6 / 16 °C
Adana
2 / 17 °C
Konya
-2 / 10 °C