

TSE Başkanı: "Türk firmalar İsrail'den Helal Gıda Belgesi alıyor"
Yunus Göksu'nun Röportajı
Çeşitli ürünlerin üzerinde vatandaşlarımız TSE damgasını görüyor, bilinçlendirmek amacıyla soruyorum,TSE’ nedir?
TSE kısa anlamı ile Türk Standartları Enstitüsü ülkemizde standartların hazırlanması ürünlerin bu standartlara uygununun denetlenip belgelendirilmesi konusunda hizmet veren bir kuruluştur. Ürünlerin üzerinde gördüğünüz TSE işareti o ürünün standartlara uygun olarak üretildiği anlamına gelmektedir. Standartlar da zaten insan sağlığını korumak o ürünün kullanıma elverişliliğini sağlaması için ortaya konulmuş kriterlerdir. TSE’de o ürünün bu kriterlere uyduğunun belgesidir. TSE işareti varsa bir üründe o ürün laboratuar ortamında incelenmiş kriterlere uygunluğu tespit edilmiş ve artık kullanabilirsiniz anlamına gelmektedir. Bir ürünün üzerinde TSE belgesi varsa ve vatandaş aldığı ürünün bozuk olduğunu anlarsa o takdirde bize başvurursa biz bu kusurun derhal düzeltilmesini firma istiyoruz , böyle bir durum ile tekrar karşılaştığımızda o firmanın elinde bulunan TSE belgesini iptal edebiliyoruz.
“Otomotiv Test Merkezi” ile ilgi bir çalışmanız vardı şuan ne durumda?
Otomotiv test merkezi Türkiye’nin yıllardır hayali, bunu gerçekleştirebilmek için öncelikle iki buçuk milyon metre kareden aşağı olmayan, denizden yüksekliği üç yüz metreyi geçmeyen düz bir araziye ihtiyaç var. Bununla ilgili beş altı yerde arazi bulduk fakat arazi sorunlu veya davalık durumlar karşımıza çıktı. Bu konuda yeni yer arayışlarımız sürüyor bizim kanunumuza göre TSE’nin laboratuar kuracağı yerlerin arazisi devlete tahsis olmuş olmalı dolayısıyla bize bir arazi tahsis edildiği anda yaklaşık yüz milyon değerinde Otomotiv test merkezini Türkiye’ye kazandırmak istiyoruz.. Kurulacak olan test merkezinde iki işlem gerçekleştirilecek birincisi mevcut ürünlerin Türkiye Standartlarına uygunluğunu test edilmesi, ikincisi ise otomotiv’de ARGE faaliyetlerini üzerine kullanılmak üzere bir test merkezi olacak. Bir test merkezi on beş yirmi milyon dolara yapılabilir fakat ARGE amaçlı test merkezleri çok daha büyük masraf istiyor, ama Türkiye’nin otomotiv sanayinin geliştirilebilmesi yerli otomotiv yapabilmesi için böyle bir merkeze ihtiyaç var. Şuanda testler Türkiye’de yapılmadığı için yurtdışına gitmek zorunda kalıyor, o da çok ciddi maliyete ve zaman kaybına yol açıyor, Arazimiz tahsis edilirse biz böyle bir tesisin yapımına hemen başlamak istiyoruz.
Geçtiğimiz günlerde medyaya biraz kızdınız, medya sizi neden kızdırdı?
Kızmak demeyelim ama elbette medya haber verip toplumu bilinçlendirecek zaten bu medyanın varlık sebebidir. O yüzden de Demokratik bir ülkede medyanın bağımsızlığı olmadan Demokrasiden bahsedemeyiz. Ancak haber verirken etik kurallara da dikkat edilmesi gerekir. TSE Türkiye’nin bir kurumu Türk toplumu içerisinde hırsız çıkmaz mı çıkar hapishaneler dolu Almanya da iki Türk hırsızlık yapıp da yakalandığında Alman basını şöyle hırsız Türkler yakalandı diye manşet atsa Türk milleti olarak bundan rahatsız oluruz. O kişilerden hareketle Türk milletini küçük düşürücü hareketler bizi rahatsız eder. TSE’de yanlış yapan çıkabilir mi çıkabilir sonuçta bu kurumda bin beş yüz kişi çalışıyor içlerinde yanlış yapan tabi ki çıkabilir ama yanlış yapan çıktığında onu TSE hırsız yuvasıymış gibi manşetlere taşımak kurumu yıpratıyor. Bu arkadaşlar serbest kaldı ve haberleri hiçbir yerde çıkmadı ama gözaltına alındıklarında manşetlere taşındı televizyonlar dakikalarca bunları yayınladı kamuoyu bu arkadaşlarımızı gözaltına alındı olarak biliyor ama sonradan serbest bırakıldığını bilmiyor.
“TSE Yıprandığı sürece yurtdışına çıkan paralar artıyor”
Tamam haber ama serbest bırakılmalarının da bir haber olması lazım ama bu olmadı. Kamuoyu bu arkadaşları gözaltına alındığını biliyor serbest bırakıldığı bilmiyor. TSE Milli bir kuruluş TSE’nin olmadığı her alan ne yazık ki dış firmaların kuruluşlarının resmen ülkemizi sömürdüğü bir alana dönüyor. TSE C belgesi vermeden önce bu belge elli bin dolara veriliyordu 2006 yılında C belgesi verme yetkisi TSE verildiği zaman TSE buna beş bin TL fiyat biçti C belgesi fiyatını 2006 yılından sonra beş bin TL çekti ama bu arada elli bin dolardan on binlerce vergi faizinde kattılar. TSE hangi alanda yoksa o alanda astronomik fiyatlar var TSE hangi alana girerse rakipler bakıyor TSE kaç lira vermiş on lira biz dokuz buçuk lira fiyata indiriyorlar. Dolayısı ile biz pazarın sömürülmesini önlüyoruz . Türkiye’nin bu tür vergilendirme pazarının yıllık cirosunu altı yüz milyon Euro olduğunu tahmin ediyoruz. Türkiye’de ki bütün yerli kuruluşları toplasanız bir TSE etmiyor, TSE yıprandığı sürece yurtdışına çıkan paralar artıyor. Bizde diyoruz ki içimizde varsa yanlış yapan TSE’ i yıpratmayalım. Bir Emniyet görevlisi gözaltına alındığında manşetlerde rüşvetçi emniyet denilmiyor ama ne hikmetse TSE ile en ufak bir olayda hemen yıpratılıyor ve TSE itibarı zedeleniyor. Bunun Türkiye’ye maliyetine kimse dönüp bakmıyor. Bunu reyting uğruna TSE’ i yerden yere vuran haberler yapmak bu bence hem haber etiğine aykırı hem Türkiye’nin Milli bir kuruluşunu zedeleme yönünden Milli menfaatlerimize aykırı. TSE iki türlü hizmet verir birincisi kanunen yapılması zorunlu işler günlük kontrolleri gibi, birde ihtiyari ben ürün satıyorum ISO-9001 belgesi satıyorum benim derdim daha çok firmaya bu belgeyi satabilmek bunu satabilmek içinde ben firmalar ile iletişime geçerim bizden alınması için pazarlama yaparım ama sanki bu pazarlama sanki bir Menfaatimiz varda satmaya çalışıyoruz gibi algılanıyor. Altını çizerek söylüyorum TSE devletten bir kuruş para almıyo0,r tamamen kendi ticari gelirleri ile ayakta duran bir kuruluş. Ben ticaret yapıyorum, ben müşteriyi memnun etmeye çalışıyorum, müşteriyi ikna etmeye çalışıyorum. Ama bakıyorsunuz sorguda vay siz Şükrü Bey’e niye ısrarla arıyorsunuz da ürün satmaya çalışıyorsunuz deniliyor. Benim bunun için madalya almam lazım benim işim bunu satmak bunu ben satamasam yabancı firmalar satıyor çünkü. O yüzden biz kamuoyundan ve basınımızdan TSE ile ilgili olaylarda abartmadan objektif haber verilsin ve en azından iddia edildi denilsin. Gazeteyi bir okuyorsun rüşvet karşılığında sahte belge verildiği belirlenen diyor , nerde belirlendi savcılığa bakıyorsun iddia edilen arkadaşlar serbest bırakılıyor. Ne yazık ki basınımız iddia edildiği yazısını bile koymaya gerek duymadan belirlenen ifadesini kullanıyor. Basınımızdan hassasiyet bekliyoruz bir şey olduğunda bizi arayıp ya falanca kişiler gözaltına alınmış bu neyin nesidir diyerek bize sorsunlar bende buna binaen bir açıklama yapayım gör. Burası Milli bir kuruluş konuda basınımızı hassas olmaya davet ediyorum. Bizim ciğeriz yanıyor çünkü ülkemiz sömürülüyor ülkemizin pazarı peşkeş çekiliyor. TSE yıpratıldıkça yurtdışı kuruluşları avuçlarını ovuyor niye TSE’nin itibarı düşüyor o yüzden de Türkiye pazarında daha fazla mal satıyorlar. Ben atmış beş milyon Euro kazanıyorum yurt dışı firmaları dört yüz yetmiş milyon Euro kazanıyor Türkiye pazarımda. TSE niye kurulmuş, bu hizmetleri versin ki yurtdışından kurtulsun bu ülke diye. Beni kim yıpratıyor gene benim insanım yıpratıyor. Bunu ihale alarak yapmıyor ama attığı taşın neye mal olacağını hesaplamıyor.
Helal gıda çalışmalarınız nasıl gidiyor, bu konuyla ilgili bazı açıklamalarınız olmuştu bu konu hakkından neler söylemek istiyorsunuz ?
Helal gıda ile ilgili konuşurken ağzımdan çıkacak hep kelimeye dikkat etmek zorunda kalıyorum çünkü hemen başka çekiliyor. Bana sordular bunu niye yaptınız diye. Türk sanayicisi dışarıya mal satıyor İslam dünyası diyor ki kardeşim helal belgesi getir bana birincisi bu ikincisi Türkiye’de bu konuda hassas bir kesim var ben bu ürünü alacam ama diyor bunun helal olduğunu görmek istiyorum diyor bunun üzerine iş adamları da ne yapıyor gidiyorlar İngiltere’den, Amerika’dan, Malezya’dan hatta ne yazık ki İsrail’den helal belgesi alıyorlar yani helal ile ilgili onun helal olduğuna dair belgeyi İslam olmayan ülkelerden alıp oralara para veriyoruz. Bizde bunu dikkate alarak dedik ki iş adamımızın bu ihtiyacını karşılayalım, toplumumuzun bu talebine tavsiyesi olanlar ile ilgili bu belgeyi biz verelim. Helal belgesinin yıllık dünya pazar değeri altı yüz milyon dolar böyle büyük bir pazarda da olalım istedik. Hemen birileri TSE başkanını gözü dolardan başka bir şey görmüyor diyor. Yani bu ülkeye para kazandırmaya çalışmak bu ülkenin ülke dışına giden dolarlarını ülkede kalması için çalışmak gözü dolardan başka bir şey görmüyorluksa onları Allah’a havale ediyorum. Ben standart kuruluşu ve vergilendirme kuruluşuyum kim benden talep esiyorsa satar, bunda bir talep varsa arzı da ben sunuyorum. İkincisi helal gıda da ne yazık ki insanlarımız suistimal ediliyor. Veriyorsunuz beş bin doları postayla helal belgesi gönderiliyor neye göre helal belgesi verildi, soruyorsunuz arkadaş hangi kriterlere göre verdin bu belgeyi işte ben baktım inceledim laboratuar sonuçlarını göster hiçbir şey yok ofis var sadece. Biz Temmuz ayında başladık bu belgeyi vermeye ve altı tane verebildik niye laboratuarda inceleniyor numuneler kimi testler haftalarca sürüyor sürece bağlı testlerdir, artı insan sağlığına uygun gıda mı teknik olarak bakıyoruz, öbür taraftan diyanet, fıkı yönüne bakıyor ondan sonra iki tarafta tamam derse buna bağlı olarak bir belge düzenleniyor. Öbür tarafa bakıyorsun laboratuar hizmeti yok neye göre verdin bu düpe düz insanları kandırmaktır. Onlarda versin bu belgeyi bizde verelim ama insanlar şunu görsün ya TSE bu belgeyi verirken laboratuarlarında inceletiyor biz bunu istiyoruz. Türkiye’de üretilen her şey helaldir diye bir şey yok. Biz TSE olarak bu işe girip Türkiye pazarını yabancı firmaların peşkeşini önlediğimiz için teşekkür beklerken gelen eleştiriler karşısında şaşıp kalıyorum.
Sizin yine bir yaptığınız açıklamada bu konu özellikle sosyal medyada çok konuşuldu, “helal çanta, helal kıyafet nasıl oluyor” diye, bu konu hakkında neler söylemek istersiniz?
Tabi bu konu toplumumuzun İslami düzeyiyle alakalı bir olay bizim TSE olarak bir çalışmamız yok Malezya da var İngiltere’de bu var. Sadece şu domuz ve domuz ürünleri haramdır. Her vatandaş en basitinden krem kullanıyor bu kremde domuz olup olmadığını bilme hakkım var benim bir vatandaş olarak. Bende diyorum ki bunu alacam ama bir şartla bunun içerisinde domuz ürünlerinin kullanılmadığını ispatla Türkiye’de bunlar olmuyor ama firma o kremi satabilmek için ne yapıyor bir İngiliz firmasına bunda domuz yağı olmadığına dair bana bir belge ver diyor niye talep var çünkü bu konuda. TSE niye girmiyor bu alana çünkü biz her alana giremeyiz girişemeyiz sonuçta herkes ihtiyacını
bir şekilde karşılıyor. Özellikle Gıda ihracatı bizi çok ilgilendirdiği için sessiz kalamayacağımız bir alan çünkü Türkiye çok ciddi bir anlamda işlenmiş gıda ürünleri satan bir ülke özellikle orta doğuya et ve et ürünleri tavuk ve tavuk ürünleri satışı konusunda ciddi bir pazarımız var. Bizim gündemimiz de böyle bir alan yok ama olabilir mi çıkar bir kuruluş yayınlar. Bunlar zorunlu değil tamamen ihtiyari birisi çıkarda helal belgesi verirse vay niye veriyorsun diyemesin, satan diyor ki benim bir malım var alan varsa satayım diyor kimseye bunu zorlada alacaksın diyemiyor. Ama Türkiye’de ne yazık ki bunlar zorunlu gibi algılanıyor helal gıda da zorunlu değil ki isteyen alır isteyen almaz efendim ama alanlar haksız rekabete yol açıyor niye e vatandaş onun malını alıyor o zaman tüketici demek ki bu belgeyi arıyor. Sende al o zaman bu belgeyi e benim malım yamuk diye düşünüyorsan kusura bakma o zaman sen Müslüman’a haram yediriyorsun buna hakkın yok. Türkiye laik’tir ama Laik Türkiye herkesin dini inançlarına hürmet gösteren bir Türkiye’dir.
| İmsak 03:42 | Güneş 05:34 | Öğle 13:08 | İkindi 17:03 | Akşam 20:29 | Yatsı 22:11 |
|
Ankara
-8 / 10 °C
|
İzmir
-2 / 18 °C
|
Antalya
6 / 16 °C
|
Adana
2 / 17 °C
|
Konya
-2 / 10 °C
|









































































































